Vizyon tarihi:
15 Şubat 2008
Kritik:
123456789108.6/10 (62 oy)
Yönetmen:
Paul Thomas Anderson
Senaryo :
Paul Thomas Anderson, Upton Sinclair(Kitap)
Müzik:
Jon Brion(Kitap)
Görüntü yönetmeni:
Robert Elswit(Kitap)
Tür:
Dram
Yapım:
ABD 2007 (Renkli)
Dil:
İngilizce
20. yüzyılın başı, Amerika Birleşik Devletleri keşfedilmeyi bekleyen dümdüz, uçsuz bucaksız topraklarında daha sonra tüm dünyayı bir kaosa sürükleyecek gizli bir hazineye sahip. Daniel Plainview ise gücün artık tamamıyla paradan geldiğinin farkında olan yeni sanayi toplumunun ruhsuz bir temsilcisi. İşte böyle bir tasvirle başlıyor Paul Thomas Anderson'ın yeni filmi "Kan Dökülecek".
Keşfedilmeyi bekleyen bu topraklarda yaşayan halkı, ekmeği zenginlik göstergesi sayan, temel besin maddesi olarak patatesi tüketen ve yaşamını ilkel koşullarda idare etmek zorunda olan, birbirine ortak hiçbir duyguyla bağlanamamış, karma insanlar topluluğu olarak görüyoruz. Amerika'nın kırsalındaki bu sefaletin aksine, şehirleşen yeni dünyanın temsilcisi Daniel Plainview insanların ayaklarının altında yatan zenginliği daha iyi bir yaşam vaadiyle satın almaya çalışıyor. Bir gün, Daniel'ın gözündeki o "sefil" insanlardan biri, kapısına kadar geliyor ve petrolünü ona satmak istiyor. Ardından film bizi dudak uçuklatan sonuna kadar, üç saate yakın süresi boyunca diken üzerinde tutuyor.
Daniel Day-Lewis'in canlandırdığı Plainview karakteri, yeni dünyanın kötü bir tohumu olarak tasvir edilirken, gözünü hırs, para ve intikam bürümüş klasik bir kötü karakter olarak gösteriliyor. Bir yandan da aslında Daniel'ın ne kadar da trajik bir karakter olduğuna şahit oluyoruz. Daniel filmde her boyutuyla sunuluyor, bu yüzden bir yandan karaktere ve filme yabancılaşırken bir yandan da hikâyeyi onunla beraber, onun arkasından takip ediyor ve karakterin hikâyesinin hangi yöne doğru gideceğini merakla bekliyoruz. İşte Anderson tüm hikâyenin kalbine uzun zamandır görülmemiş bir karakter çalışmasının ürününü yerleştiriyor. Gerçekten de, Daniel Day-Lewis'in performansı için tek bir olumsuz kelime etmek mümkün değil.
Fakat filmin kilit karakteri, Anderson'ın anlatmak istediğininin çatısını oluşturan ve Paul Dano tarafından inanılmaz bir şekilde canlandırılan Eli Sunday. Bu hiçliğin ortasındaki insanların belki de tek dayanağı ve birleştirici unsuru olan kilisenin rahibi Eli, aslında temiz yüzünün ve "uyduruk" özel güçlerinin arkasına sığınarak insanların gözünde bir mesih portresi çiziyor. Daniel'ın içinde yaşadığını düşündüğümüz şeytanın, Eli'ın içinde de olduğunun farkına varıyoruz. Herkesin içinde yaşayan hep daha fazla iktidar isteyen şeytanın istediği tek bir şey var, o da daha fazla "para". Filmin odağında, şeytanın kendisi olsun ya da meleğin içinde gizlenen şeytan olsun, toprağın damarlarında akan kan gibi tasvir edilen petrolün herkesin ağzını sulandırdığı gerçeği var. Film erken kapitalist dönemdeki Amerika'nın din-ekonomi bağlantısında temellerinin nasıl atıldığını ve bir toplumun değerlerinin, geleceğinin nasıl şekillendiğini tüm cesaretiyle bize yansıtıyor.
Din ve kapitalizm
Paul Thomas Anderson, filmini Max Weber'in din ve ekonomi arasındaki ilişkileri inceleyen bir tezini analiz ediyormuş gibi bize sunuyor. Kapitalist ideolojiye doğrudan saldırırken, bunun sonucu olarak ortaya çıkan şiddeti estetize etmeden, anlamlar yüklemeden bize aktarıyor. Şiddeti var eden karakterlerini yargılamadan, daha evrensel bir düzeyde insanın içinde ortaya çıkmaya her an hazır olan vahşi yaratığı analiz ederek bize bunu anlatmaya çalışıyor. Görsel olarak bunu tamamlayan mizansenler ve ilkel kabile ayinlerindekine benzer müziklerin kullanımıyla anlatılmak istenen, sahnede her boyutuyla sinematik bir zafer olarak şahlanıyor. Çerçevelerini ve mizansenlerini modern bir şairin keskinliğinde bir yandan da klasik bir hikâyecinin sadeliğinde tasarlayarak bize unutulmaz bir epik hikâye sunan "Kan Dökülecek", ilk on beş dakika boyunca tek bir kelime bile kullanmadan tüm hikâyesini, metaforlarını ve anlatımını bize kısaca özet geçtikten sonra, ilerleyen dakikalarda üst üste açılan katmanlarıyla ve metinleriyle, günümüz Amerika'sının oluşum aşamasını ve bugün gelinen noktaların temellerini bize madde madde sıralıyor.
Filmi izlerken Anderson'ın teknik ve estetik anlamda hem senaryoya hem de filme nasıl hakim olduğunu görüp, yönetmenlik dehasına duyduğunuz hayranlık içinde kendinizi kaybedebilirsiniz. Hem usta bir yönetmenin dinginliğini hem de genç bir yönetmenin cesur tercihlerini bir arada görebileceğiniz bir film "Kan Dökülecek" ve tahmin ediyorum ki yıllar sonra bile konuşulmaya devam edecek, derslerde okutulacak gerçek bir modern başyapıt.
alıntıdır.
ohohooh bn bu yazıyı okuyana kadar.paylaşım için saol
ohohooh bn bu yazıyı okuyana kadar.paylaşım için saol
demiiiiiiiiii 
Eet yani insan resim neyin koyar
resim bulsam koyardım.bulamadım
dur ben koyiim cnm senin adına =)
Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.
ey vallah saqol canm benim yerime iş yaptığın için